Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak, 11 Nisan 2025 tarihinde AK Parti milletvekilleri tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulan ve 16 Nisan 2025 tarihinde Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülen “Bazı Kanunlar ile 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”nin 7. maddesi hakkında görüşlerimizi milletvekilleriyle paylaştık.
Hızlı ve katılımsız yasama süreci demokratik değildir
Kanun teklifinin yalnızca beş gün içinde komisyona getirilmesi, demokratik bir yasama süreci açısından ciddi bir sorun yaratıyor. Özellikle teklifin 7. maddesi, gençlik alanını doğrudan etkileyen mali ve idari düzenlemeler içeriyor. Gençlik gibi çok aktörlü ve kamu yararına hizmet vermesi gereken bir alanda, gençlik örgütlerinin, sivil toplumun, akademisyenlerin ve ilgili kurumların görüşü alınmadan bu kadar kapsamlı bir düzenlemenin gündeme gelmesi, katılımcılık ve şeffaflık ilkelerini yok sayıyor. Bun durum, gençlik politikalarının yalnızca merkezi bir yönetim anlayışıyla değil, gençlerin ve ilgili aktörlerin katılımıyla oluşturulması gerektiği ilkesine ters düşüyor.
Kamu kaynaklarının şeffaflığı ve hesap verebilirliği zayıflıyor
7. maddeyle Gençlik ve Spor Bakanlığı, gelirlerini kendi özel hesabında toplama ve bu gelirleri Meclis denetimi dışında özel ödenek olarak kullanma yetkisi alıyor. Bu düzenleme, kamu kaynaklarının şeffaf ve hesap verebilir şekilde kullanılmasını zorlaştırıyor. Gençlik hizmetleri gibi kamusal sorumluluk gerektiren bir alanda, gelir ve giderlerin TBMM denetimi dışında kalması, keyfiyet riskini arttıracaktır.
Ayrıca, “Ödenek tutarını aşan gelir gerçekleşmeleri karşılığında ödenek eklemeye Bakan yetkilidir.” ifadesi, Bakan’a Meclis onayı olmadan bütçeye ek ödenek ekleme yetkisi veriyor. Bu da Meclis’in bütçe üzerindeki yetkisini zayıflatıyor ve keyfi kararların önünü açıyor. Gençlik alanı gibi geniş ve çok aktörlü bir politika alanında, ödenek artışları dahil tüm bütçe değişikliklerinin şeffaf bir şekilde yürütülmesi ve Meclis denetimine açık olması gerekir. Aksi halde, gençlik örgütlerinin sürece katılımı ve kaynakların eşitlikçi kullanımı riske girer.
Gençlik alanında merkeziyetçilik ve ticarileşme riski
Düzenleme, gençlik hizmetlerinden elde edilen gelirlerin kantin, büfe, otopark ve sponsorluk gibi ticari faaliyetlerden sağlanmasını öncelikli kılıyor. Kamuya ait bu gelirlerin doğrudan Bakanlık tarafından kullanılmasına imkan veriliyor. Böylece gençlik alanı bir kamu hizmeti olmaktan uzaklaşıyor ve gençler birer “müşteri” gibi görülmeye başlıyor.
Teklifte yer alan bir diğer kritik madde ise özel hesaptan yapılacak harcamaların yıl yatırım programıyla ilişkilendirilmemesi. Bu durum, kamu yönetiminde temel bir ilke olan planlamayı devre dışı bırakıyor ve Bakanlığa sınırsız bir takdir yetkisi veriyor. Gençlik gibi kırılgan ve sosyal politika kapsamında değerlendirilmesi gereken bir alanda, hizmetlerin rastgele değil; ihtiyaç analizlerine, yerel verilere ve stratejik planlara dayanarak yürütülmesi gerekiyor. Aksi halde kaynakların etkili ve adil kullanımı riske giriyor; bazı bölgelerde gençlik hizmetlerine erişim daha da zorlaşıyor. Gençlik politikalarının etkili ve kapsayıcı olabilmesi, yerel ihtiyaçları gözeten, katılımcı ve planlı bir yaklaşımla mümkün.
Taleplerimiz
GoFor olarak, aşağıdaki önerilerimizi milletvekillerine ilettik ve teklifin 7. maddesinin bu haliyle komisyondan geçmemesini talep ediyoruz:
- Kanun teklifinin sivil toplum, gençlik örgütleri ve ilgili paydaşların görüşleri doğrultusunda yeniden değerlendirilmesi,
- Kamu kaynaklarının şeffaf ve denetlenebilir şekilde kullanılmasına yönelik açık hükümlerin eklenmesi,
- Gençlik hizmetlerinin yerel ihtiyaçlara duyarlı, katılımcı ve planlı şekilde yürütülmesini sağlayacak mekanizmaların oluşturulması,
- Mali işlemlerin yıl yatırım programı ile ilişkilendirilmesinin zorunlu hale getirilmesi.
Gençliği doğrudan ilgilendiren kararlar, gençlerin bilgisi, katkısı ve onayı olmadan alınmamalıdır. Bu teklifin yeniden ele alınmasını; gençlik politikalarının demokratik, katılımcı ve şeffaf biçimde şekillenmesini istiyoruz.





