Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) ve İsveç Ulusal Çocuk ve Gençlik Örgütleri Konseyi (LSU) ortaklığında yürütülen Çevresel Sürdürülebilirlik ve Adalet Değişim Programı kapsamında Türkiye ve İsveç’ten gençlik örgütü temsilcileri Şubat 2026’da Brüksel’de bir araya geldi. Program kapsamında katılımcılar, COP31 sürecine yönelik hazırlanan ortak politika belgesi etrafında savunuculuk çalışmalarını güçlendirmek üzere çeşitli uluslararası kurum ve ağlarla görüşmeler gerçekleştirdi.
GoFor ve LSU tarafından hazırlanan politika belgesi, Brüksel’de yapılan temaslarda karar alıcılarla paylaşıldı. Katılımcılar görüşmelerde çevre ekonomisi, iklim adaleti, gençlik katılımı ve demokratik karar alma süreçleri başlıklarında gençlik örgütlerinin önerilerini aktardı. COP31’e giden süreçte uluslararası savunuculuğun nasıl güçlendirilebileceği farklı aktörlerle tartışıldı.
Politika belgesi için tıklayın.
İsveç İklim Büyükelçisi ile COP31 ve sivil alan üzerine görüşme
Katılımcılar, İsveç’in İklim Büyükelçisi Mattias Frumerie ile çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede özellikle fosil yakıtlardan çıkış gibi başlıklarda COP müzakerelerinde ilerleme sağlamanın giderek zorlaştığı ve bu nedenle COP süreçlerinin yanı sıra farklı uluslararası diplomasi kanallarının da önem kazandığı ifade edildi.
Katılımcılar ayrıca COP31’in Türkiye’de düzenlenecek olmasının sivil alan açısından yaratabileceği risklere dikkat çekti. Türkiye’de barışçıl protestoların zaman zaman baskılarla karşılaştığı hatırlatılarak, medya ve sivil toplumun görüşlerini özgür bir biçimde ifade edebilmesinin COP süreçlerinin güvenilirliği açısından önemine vurgu yapıldı.
CAN Europe ile COP süreci ve ulusal savunuculuk
Avrupa’daki en büyük iklim sivil toplum ağlarından biri olan Avrupa İklim Eylem Ağı (CAN Europe) ile yapılan görüşmede COP süreçlerinin yalnızca müzakerelerden ibaret olmadığına dikkat çekildi. Ülkelerin iklim politikalarının yıl boyunca izlenmesi gerektiği ve bu çalışmaların ulusal savunuculuk faaliyetlerine aktarılmasının önemi vurgulandı.
Katılımcılar, politika belgelerindeki önerilerin yalnızca küresel düzeyde kalmaması, ulusal ve bölgesel politikalara da yansıması gerektiğini vurguladı. Özellikle Türkiye’de sivil toplum üzerindeki baskılar nedeniyle bu izlemenin ne kadar zorlaştığı, ancak buna rağmen bağımsız aktörlerin desteklenmesinin önemli olduğu konuşuldu.
BM gençlik mekanizmaları ile gençlik katılımı
Program kapsamında katılımcılar Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri’nin Gençlik İklim Danışma Kurulu ve Birleşmiş Milletler Çevre Programı bünyesindeki Çocuklar ve Gençlik Ana Grubu (MGCY) temsilcileriyle bir araya geldi.
Bu görüşmelerde katılımcılar, politika belgesinin özellikle gençlik katılımının bir lütuf değil hak olduğu yönündeki vurgusunu öne çıkardı. Katılımcılar, gençliğin toplantılara davet edilmesinin tek başına bir katılım anlamına gelmediğini; önerilerin gerçekten dikkate alınmadığı bir düzende gençliğin yalnızca görünürlük nesnesine dönüştürüldüğünü aktardı. Türkiye’de protesto ve eleştiri alanının daraltılmasının, gençlerin iklim politikalarını etkileme imkanını da zayıflattığı paylaşıldı.
Ayrıca madencilik ve ekstraktivizm başlıkları da bu görüşmelerde güçlü şekilde gündeme geldi. Türkiye’de Akbelen ve Kazdağları, İsveç’te ise Sápmi bölgesindeki projeler üzerinden “yeşil dönüşüm” adına yürütülen yıkım politikaları tartışıldı. Katılımcılar, ekonomik büyümenin hala başarı ölçütü olarak görülmesinin bu sorunların temelinde yattığını vurguladı.
YOUNGO ile COP31 sürecinde gençlik katılımı
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi sürecinde gençlerin resmi temsil yapısı olan YOUNGO ile yapılan görüşmede COP31 sürecinde gençlik katılımının nasıl güçlendirilebileceği ele alındı.
Toplantıda Türkiye’de “Sıfır Atık” söylemi etrafında yürütülen yeşil aklama politikaları, İsveç’te madencilik projeleri ve Sámi halkının temsili ile bağımsız gençlik temsilinin güçlendirilmesi gibi başlıklar tartışıldı. Ayrıca Gençlik Konferansı (COY) ve Yerel Gençlik Konferansı (LCOY) gibi süreçlerin gençlik katılımını güçlendirmedeki rolleri değerlendirildi.
Avrupa Gençlik Forumu ile COP31 için ortak savunuculuk
Katılımcılar, Avrupa gençlik örgütlerinin çatı yapısı olan Avrupa Gençlik Forumu (YFJ) ile bir görüşme gerçekleştirdi. GoFor ve LSU’nun da üyesi olduğu YFJ ile yapılan görüşmede COP31 sürecinde yürütülebilecek ortak savunuculuk çalışmaları ele alındı.
Toplantıda özellikle iklim finansmanı ve tarihsel sorumluluk konularında Avrupa Birliği’nin taahhütlerinin güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. Bu başlıklarda gençlik örgütlerinin daha koordineli bir savunuculuk yürütmesinin önemine vurgu yapıldı.
EESC ile büyüme sonrası ekonomi yaklaşımı
Katılımcılar Avrupa Ekonomik ve Sosyal Komitesi (EESC) temsilcileriyle de bir araya geldi. Tarım, kırsal kalkınma ve çevre alanlarında çalışan NAT birimi ile yapılan görüşmede politika belgesinde öne çıkan başlıklar ele alındı.
Görüşmenin en önemli kazanımlarından biri, katılımcıların iktisadi yaklaşımının ve büyüme sonrası ekonomi perspektifinin EESC NAT ile ciddi bir uyum içinde olduğunun karşılıklı olarak ifade edilmesi oldu. Bu başlık, politika belgesinin Avrupa kurumları nezdinde de güçlü bir teorik ve politik karşılık bulduğunu göstermesi bakımından önemli.
Katılımcılar ayrıca Türkiye’de çevresel yıkım ile ticaret, tarım, maden ve emek politikalarının iç içe geçtiğini; gençler ve göçmen işçiler açısından adil dönüşümün mevcut haliyle gerçekleşmediğini aktardı. Bu doğrultuda, politika belgesindeki taleplerin EESC ile ilerleyen dönemde de paylaşılması ve takibinin sürdürülmesi gündeme geldi.
FYEG ile gençlik hareketi ve iklim adaleti
Katılımcılar, Genç Avrupalı Yeşiller Federasyonu (FYEG) ve Avrupa Yeşiller Partisi ile de bir araya geldi. Görüşmede Türkiye’deki yeşil aklama politikaları, madencilik projeleri, iklim aktivistlerinin kriminalizasyonu ve otoriter rejim koşullarında gençlik mücadelesi ayrıntılı biçimde aktarıldı.
Bu görüşmenin öne çıkan sonucu ise, katılımcıların politika belgesinde savunduğu iklim adaleti, büyüme sonrası ekonomi, tarihsel sorumluluk, gençlik hakları ve demokratik katılım çizgisinin Avrupa Yeşilleri tarafından siyasal olarak güçlü biçimde sahiplenilmesi oldu. Görüşmede, Avrupa Yeşiller Partisi tarafının bu siyasal yaklaşımlarla tam bir uyum içinde olduğu ve ihtiyaç duyulan desteği vermeye açık olduğu ifade edildi.
Özellikle Türkiye’de COP31 sürecinin yalnızca bir uluslararası vitrinden ibaret olmaması, bağımsız gençlik örgütlerinin ve iklim aktivistlerinin görünür kılınması ve uluslararası dayanışmanın somut biçimde örülmesi gerektiği vurgulandı.
COP31’e giderken uluslararası dayanışma
Brüksel’de gerçekleştirilen görüşmeler, Türkiye ve İsveç’ten gençlik örgütlerinin COP31 öncesinde uluslararası savunuculuk ağlarıyla bağlantı kurmasını ve iklim politikalarına ilişkin önerilerini farklı aktörlerle paylaşmasını sağladı.
GoFor ve LSU’nun önümüzdeki dönemde bu temasları ve politika belgesini COP31 sürecine giden savunuculuk çalışmalarında kullanmaya devam etmesi planlanıyor.





