Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak bu yıl 9-19 Mart 2026’da New York’ta düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. Oturumuna (CSW70) katılıyoruz. Bu yılın öncelikli teması olan adalete erişim başlığı kapsamında Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Çalışma Grubu ile birlikte “Genç Kadın ve LGBTİ+’ların Adalete Erişimi” başlıklı bir bilgi notu hazırladık.
Genç kadınlar ve LGBTİ+’lar Türkiye’de adalete erişim süreçlerinde çok katmanlı engellerle karşılaşıyor. Şiddet vakalarında cezasızlık, kamusal alanda artan baskı, ekonomik güvencesizlik ve ayrımcı politikalar hak arama yollarını zorlaştırıyor. Bilgi notu, Türkiye’de genç kadınlar ve LGBTİ+’ların adalete erişiminde karşılaştığı yapısal engelleri hak temelli bir çerçevede ele alıyor.
Bilgi notunu okumak için tıklayın.
Kadının Statüsü Komisyonu ana teması: Adalete erişim
Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu (CSW), toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlenmesi alanında küresel politikaların tartışıldığı en önemli uluslararası mekanizmalardan biridir. Komisyon her yıl hükümetleri, Birleşmiş Milletler kuruluşlarını ve sivil toplum örgütlerini bir araya getirir. Bu buluşmalar toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki ilerlemeyi değerlendirmek ve yeni politika önerileri geliştirmek için önemli bir zemin oluşturur.
CSW70’in bu yılki öncelikli teması adalete erişim. Tema kapsayıcı hukuk sistemlerinin kurulmasını, uygulama boşluklarının kapatılmasını ve yapısal engellerin ortadan kaldırılmasını gündeme taşıyor. GoFor olarak bu tartışmaya gençlik perspektifini taşımak amacıyla bilgi notumuzu hazırladık.
Türkiye’de adalete erişim neden zorlaşıyor?
Hazırladığımız bilgi notu, adalete erişimi geniş bir hak çerçevesi içinde ele alıyor. Yargı süreçlerine erişim bu sürecin yalnızca bir parçasını oluşturuyor. Koruma mekanizmalarının etkinliği, kollukla temasın güvenliği, bilgiye erişim, ekonomik koşullar ve kamusal alandaki özgürlükler adalete erişimi doğrudan etkiliyor.
Türkiye’de son yıllarda demokratik alanın daralması genç kadınlar ve LGBTİ+’lar için hak arama yollarını daha kırılgan hale getiriyor. İfade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik baskılar, toplantı ve gösteri hakkına yönelik müdahaleler ve ekonomik güvencesizlik bu tabloyu derinleştiriyor. Kamusal söylemde aile merkezli politikaların güçlenmesi de hak sahipliğini birey yerine aile üzerinden tanımlayan bir yaklaşımı güçlendiriyor. Bu durum özellikle genç kadınlar ve LGBTİ+’lar açısından adalete erişim süreçlerini doğrudan etkiliyor.
Genç kadınlar ve LGBTİ+’lar adalete erişimde hangi engellerle karşılaşıyor?
Bilgi notu, genç kadınlar ve LGBTİ+’ların adalete erişimini etkileyen farklı alanları birlikte ele alıyor. Toplumsal cinsiyet temelli şiddet vakalarında cezasızlık önemli başlıklardan biri. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararı ve 6284 sayılı Kanun’un uygulanmasındaki aksaklıklar kurumsal güveni zayıflatıyor ve başvuru mekanizmalarının etkinliğini sınırlıyor.
Kamusal alanda hak kullanımına yönelik baskılar da metinde önemli bir yer tutuyor. 8 Mart eylemleri, Onur Yürüyüşleri ve öğrenci protestolarında yaşanan yasaklar, gözaltılar ve polis müdahaleleri genç kadınlar ve LGBTİ+’ların kamusal alandaki varlığını etkiliyor. Gökkuşağı bayrağının kriminalize edilmesi ve LGBTİ+ hak savunuculuğunun soruşturma konusu yapılması ifade ve örgütlenme özgürlüğü açısından kaygı yaratıyor.
Gündelik yaşamda adalete erişim
Ekonomik güvencesizlik de adalete erişimle doğrudan bağlantılı bir başlık olarak ele alınıyor. Kayıt dışı çalışma, ayrımcı işe alım süreçleri ve sendikal haklara yönelik baskılar genç kadınlar ve LGBTİ+’lar için hak arama süreçlerini zorlaştırıyor.
Sağlık, eğitim ve barınma alanlarında yaşanan eşitsizlikler de bilgi notunda yer alıyor. HPV aşısına erişim, kürtaj hizmetlerinin fiili durumu, trans sağlık hizmetlerine erişim, KYK yurtlarında uygulanan denetim politikaları ve üniversitelerde toplumsal cinsiyet eşitliği mekanizmalarının zayıflaması gençlerin gündelik yaşamını doğrudan etkileyen başlıklar arasında bulunuyor. Metin ayrıca “Aile Yılı” politikaları, anti-LGBTİ+ propaganda ve sivil toplum alanına yönelik baskıların da adalete erişim tartışmasıyla bağlantılı olduğunu vurguluyor.
Öne çıkan politika önerileri
Bilgi notunda yer alan politika önerilerinden bazıları şöyle:
- İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi
- 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması ve koruma mekanizmalarının güçlendirilmesi
- Toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının güvence altına alınması ve orantısız güç ve kötü muamele iddiaları için bağımsız soruşturma mekanizmalarının kurulması
- İş yerinde ayrımcılık ve tacize karşı hızlı ve erişilebilir başvuru mekanizmalarının oluşturulması
- HPV aşısının erişilebilir hale getirilmesi ve kürtaj hizmetlerine fiili erişimin sağlanması
- Üniversitelerde CİTÖK mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kadın ile LGBTİ+ öğrenci topluluklarının örgütlenme özgürlüğünün korunması
- Bağımsız kadın ve LGBTİ+ örgütlerinin faaliyetlerini sürdürebileceği güvenli bir sivil alanın sağlanması
Gençlik perspektifi uluslararası tartışmalara taşınıyor
Bilgi notu genç kadınlar ve LGBTİ+’ların yalnızca hak ihlallerinden etkilenen gruplar olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Gençlerin adalet mekanizmalarının tasarımında ve izlenmesinde söz sahibi olması gerekiyor. GoFor olarak CSW70 sürecinde gençlik perspektifini toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesiyle birlikte güçlendirmeyi hedefliyoruz. Hazırladığımız bilgi notu da genç kadınlar ve LGBTİ+’ların deneyimlerini ve politika taleplerini uluslararası alanda görünür kılmayı amaçlıyor.
Bilgi notunu okumak için tıklayın.
Katkı sunanlar:
- Anlayış için Gençlik Derneği
- Gönüllü Hizmetler Derneği
- Mardin Genç Kadın İnisiyatifi
- Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi
- Üniversiteli Kuir Araştırmaları ve LGBTİ+ Dayanışma Derneği





