Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor), 15 Ekim 2025 Çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Tören Salonu’nda düzenlenen Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun 15. Toplantısının Birinci Oturumuna katıldı.
GoFor, Emek Partisi (EMEP), Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tarafından komisyona önerilmesinin ardından resmi olarak davet edildi. Bu süreçte, GoFor üye örgütlerinden oluşturulan çalışma grubu, gençliğin sorunlarını, güncel ihtiyaçlarını ve barış sürecine ilişkin beklentilerini derleyerek komisyona sunulacak talep ve çözüm önerilerini hazırladı.
GoFor Sekretaryası’ndan Genel Koordinatör Hasan Oğuzhan Aytaç, Program Yöneticisi Ezgi Gedik ve Finans Koordinatörü Barış Azar oturumda yer aldı; 57 gençlik örgütünün ortak iradesini temsil eden GoFor adına konuşmayı Hasan Oğuzhan Aytaç gerçekleştirdi.
Konuşmanın tamamı için tıklayın.
“Gençler bu sürece güvenmiyor”
GoFor’un konuşması, Türkiye’de gençlerin demokratikleşme, eşit yurttaşlık ve barış taleplerini Meclis zemininde dile getiren bir konuşma oldu. Konuşmada, “Gençler bu sürece ve bu komisyona güvenmiyor” denilerek, siyasetin gençlerle kurduğu güven ilişkisinin kopmuş olduğuna dikkat çekildi. “Barışın ve demokratikleşmenin toplumsal tabanı gençlerdir. Bu masanın kurulmasına neden olan şey gençlerin ölmesidir. Fakat gençler bu masada yoklar,” ifadeleriyle başlayan konuşma, gençlerin yalnızca barışın etkileneni değil, öznesi olması gerektiğini vurguladı.
Üniversitelerden meydanlara: Barışın sesi gençlerde
Konuşmada, üniversitelerde süregelen baskı ortamı, öğrenci kulüplerinin kapatılması ve ifade özgürlüğünün sistematik biçimde kısıtlanması örnekleriyle somutlandı: “Üç genç bir araya geldiğinde soruşturma açılan bir ülkede, barışı konuşmak mümkün mü?” GoFor, barışın güvenlik refleksiyle değil, toplumun güven duygusuyla kurulabileceğini belirtti; üniversitelerde özerkliğin geri getirilmesi ve ifade özgürlüğü ihlallerine son verilmesi çağrısında bulundu.
Eşit yurttaşlık ve yeni bir toplumsal sözleşme çağrısı
GoFor, demokratikleşmenin gençlerin siyasete güvenebilmesinin tek meşru yolu olduğunu vurguladı. Konuşmada Anayasa’nın 58. maddesinin, gençleri “korunması gereken” bir kesim olarak tanımladığına dikkat çekilerek, bu maddenin gençleri “toplumsal yaşamın aktif ve eşit yurttaşları” olarak güçlendirecek şekilde yeniden düzenlenmesi talep edildi. Ayrıca, barış odaklı bir eşitlik yasası çağrısında bulunuldu; bu yasanın yaş, kimlik, dil, cinsiyet ve cinsel yönelim temelli ayrımcılıkla etkin mücadele etmesi gerektiği belirtildi.
“Barış sadece erkekler arasında yapılan bir pazarlık olmamalıdır.”
GoFor, çatışma süreçlerinde çoklu ayrımcılıkla karşı karşıya kalan genç kadınların sürece aktif katılımının garanti altına alınması gerektiğini ifade etti. “Barış sadece erkekler arasında yapılan bir pazarlık olmamalıdır,” denilen konuşmada, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve 6284 sayılı Kanun’un etkin biçimde uygulanması çağrısı yinelendi. Ayrıca Kürt gençlerin anadilinde eğitim hakkı, kamusal hizmetlere erişim ve sistematik ayrımcılıkla mücadele başlıkları da gençlerin eşit yurttaşlık talebinin temel bileşenleri olarak öne çıkarıldı.
Barış için uluslararası örnekler: İrlanda ve Kolombiya deneyimi
GoFor konuşmasında, dünyadaki başarılı barış süreçlerine de değinerek, İrlanda ve Kolombiya örneklerini paylaştı: “Bu ülkelerde gençler barışın öznesi olarak tanındı, gençlik konseyleri kuruldu, barış yasaları çıkarıldı, genç kadınlar için ayrı ağlar oluşturuldu. Barış, yalnızca silahların sustuğu bir dönem değil, gençlerle kurulan yeni bir toplumsal sözleşme olarak inşa edildi.”
Gençlik örgütleri ne talep ediyor?
GoFor, gençlerin barışın öznesi olabilmesi için demokratik katılım ve eşit yurttaşlık zeminini güçlendirecek kapsamlı öneriler sundu. Bu çerçevede, sivil ve bağımsız bir Ulusal Gençlik Konseyi kurulması, üniversite özerkliğinin geri getirilmesi, Anayasa’nın 58. maddesinin gençleri korunacak bir kesim yerine toplumsal yaşamın eşit öznesi olarak tanımlayacak biçimde yeniden düzenlenmesi ve belediyelerde gençlik meclislerinin yasal güvenceye alınması talep edildi.
GoFor ayrıca, 2911 sayılı Kanun ve Terörle Mücadele Kanunu başta olmak üzere ifade, toplanma ve örgütlenme özgürlüklerini kısıtlayan yasal çerçevelerin gözden geçirilmesini; anadilde eğitim hakkının ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin güvence altına alınmasını; çatışmalardan etkilenen gençler için rehabilitasyon ve psikososyal destek programlarının hayata geçirilmesini önerdi. Bu talepler, gençlerin barışın yalnızca izleyeni değil, kurucu öznesi olarak tanınması gerektiği yönündeki ortak iradeyi yansıtıyor.
“Genç kadınların ve LGBTİ+ gençlerin varlığını yok sayarak barış inşa edilemez.”
Konuşma, barışın kapsayıcılığını ve gençlerin bu süreçteki sorumluluğunu vurgulayan şu ifadelerle sonlandırdı: “Biz, barışın bir ‘aile fotoğrafı’na sığdırılamayacak kadar çeşitli olduğunu biliyoruz. ‘Aile yılı’ adı altında yürütülen politikalar, gençleri birer özne değil, birer nesne olarak tanımlıyor. 2015’ten bu yana artarak süren kadın ve LGBTİ+ karşıtı politikaların son bulması temel taleplerimizdendir. Bugün LGBTİ+’ları cezalandırmayı öngören 11. Yargı Paketi taslağıyla güne başladık. Hem 11. Yargı Paketi’ne hem de barışa el kaldıramazsınız. Genç kadınların ve LGBTİ+ gençlerin varlığını yok sayarak barış inşa edilemez. Barış için kimse sırasını beklememeli. Çünkü biliyoruz ki barış, masada imzalanmaz; sokakta, okulda ve günlük yaşamda yaşatılır. Biz gençler olarak barışı yaşatmak istiyoruz; biz gençler olarak toplumsal barış için sorumluluk alıyoruz.”
Konuşmanın tamamı için tıklayın.





