Aşağıda imzası bulunan Avrupa ulusal gençlik konseyleri ve gençlik örgütleri olarak, 12 Eylül 2026’dan bu yana Türkiye’de LGBTİ+ sivil topluma yönelik eşgüdümlü baskınları, gözaltıları ve dijital kısıtlamaları derin bir endişeyle izliyoruz.
12–13 Eylül gecesinden bu yana Türk makamları en az 15 ilde LGBTİ+ derneklerine baskın düzenledi ve 160 kişiyi gözaltına aldı. Gözaltına alınanların yaklaşık 50’si LGBTQİ+ insan hakları savunucusu, dernek temsilcisi ya da bağımsız aktivist. 16 Eylül itibarıyla tutuklananların sayısı 82’ye ulaştı; bunların 25’i bu gruptan. Diğerleri ya doğrudan ya da adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
En ağır darbeyi alanlardan biri, Gençlik Örgütleri Forumu’nun (GoFor) üye örgütü Kaos GL oldu. 15 Eylül gecesi, aralarında GoFor’un eski eş başkanlarından birinin de bulunduğu, derneğin Yönetim ve Denetim Kurulu’ndaki yedi asil üyenin tamamı tutuklandı. Yedek üyeler ise haftalık imza yükümlülüğü ve yurt dışına çıkış yasağıyla serbest bırakıldı.
Baskılar dijital alana da taştı. Mahkemeler 180’i aşkın LGBTQİ+ örgütün, medya kuruluşunun, öğrenci topluluğunun ve aktivistin internet sitelerine ve/veya sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirdi. Erişimi engellenenler arasında GoFor’un beş üye örgütü de var: Alikev, Uluslararası Af Örgütü Türkiye Şubesi, Kaos GL, UniQueer ve Genç LGBTİ+. GoFor’un kendi X hesabı da 16 Eylül’de erişime kapatıldı. Instagram hesabı aynı kararda yer alsa da bu engel henüz uygulanmadı.
Ankara, İstanbul, İzmir, Aydın ve Hatay’da dayanışma için sokağa çıkan, büyük çoğunluğu gençlerden oluşan kalabalıklara güç kullanılarak müdahale edildi. Ankara’da 17, İstanbul’da 109, İzmir’de 2 kişi gözaltına alındı. Tamamı serbest bırakılsa da yargılanma riskiyle karşı karşıyalar.
Bu uygulamalar “aileyi” ve “genel ahlakı” koruma adı altında gerçekleşmekte olup, sonuçları ortadadır: LGBTİ+ gençlerin örgütlendiği, sesini duyurduğu ve hesap sorduğu alan sistematik olarak kapatılıyor. LGBTİ+ gençlik örgütlenmesi de gençlik örgütlenmesidir. Yasal yollarla sağlanmış ve usulüne uygun biçimde bildirilmiş fonların bu soruşturmalara bahane edilerek suçlaştırılması da en az bunlar kadar kabul edilemez. Bu yaklaşım, gençlik örgütlerini ve hak temelli örgütleri itibarsızlaştırıp tasfiye etmenin bir aracı olarak kullanılıyor. Hiçbir gerekçe bu uygulamaları meşrulaştıramaz.
Avrupa ve uluslararası kurumları, Türkiye’deki yetkililerden aşağıdakileri talep etmeye çağırıyoruz:
- Tutuklu tüm aktivistler ve insan hakları savunucuları derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı, haklarındaki adli kontrol ve yurt dışına çıkış yasağı tedbirleri kaldırılmalıdır.
- GoFor ve üye örgütleri de dâhil olmak üzere tüm LGBTİ+ örgütlerine yönelik tüm erişim engelleri kaldırılmalıdır.
- LGBTİ+ örgütlerinin meşru faaliyetlerini suç kapsamına sokan tüm soruşturmalar sonlandırılmalı, suçlamalar düşürülmelidir.
- Yasal fonlamanın sivil topluma karşı ceza soruşturmalarına gerekçe yapılmasına son verilmelidir.
Türkiye’deki LGBTİ+ ve gençlik sivil toplumunun yanındayız!
İmzacı örgütler:
- Almanya Uluslararası Gençlik Çalışmaları Ulusal Komitesi (DNK)
- Avrupa Gençlik Kulüpleri Konfederasyonu (ECYC)
- Avusturya Ulusal Gençlik Konseyi (BJV)
- Belçika Almanca Konuşan Topluluğu Ulusal Gençlik Konseyi (RDJ)
- Birleşik Krallık Gençlik Konseyi (YCUK)
- Çek Çocuk ve Gençlik Konseyi (CRDM)
- Flaman Gençlik Konseyi (VJR)
- Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor)
- Hollanda Ulusal Gençlik Konseyi (NJR)
- İsviçre Ulusal Gençlik Konseyi (SAJV)
- Lüksemburg Ulusal Gençlik Konseyi (CGJL)
- Macaristan Ulusal Gençlik Konseyi (NIT)
- Polonya Gençlik Örgütleri Konseyi (PROM)
- Slovakya Gençlik Konseyi (RmS)





