Geçtiğimiz sene yıl içinde üniversite yemekhanelerinde birden fazla kez zam uygulandı. Buna rağmen birçok üniversitede bu yıl da ücretleri arttırdı. Türkiye’nin farklı bölgelerindeki vakıf ve devlet üniversitelerini dikkate alarak bakıldığında zam oranlarının yıllık enflasyon oranı olan %31,51’in üzerine çıktığı görülüyor. Öğrenciler KYK burs ve kredi zamlarını ancak Ocak ayından itibaren alabilecek.
Üniversiteler ise yeni eğitim öğretim yılına yemekhane ücretlerine uygulanan yüksek zamlarla başladı. Atatürk Üniversitesi’nde zam oranı %35,14’e, Ege Üniversitesi’nde %37,50’ye, Hacettepe Üniversitesi’nde %40, ODTÜ ve Celal Bayar Üniversitesi’nde ise %42,9’a ulaştı.
Zam oranları ne olursa olsun öğrencilerin kampüste karşılaştığı gerçeklik değişmiyor. Gençler, devlet ya da vakıf üniversitesi fark etmeksizin müşteri gibi görünüyor. İnsan onuruna yaraşır eğitim hakkına erişim giderek zorlaşıyor. Yıldan yıla KYK bursunun tamamı yemeğe ayrılsa bile bir ay içinde alınabilecek öğün sayısı azalıyor.
Üstelik beslenme hakkına erişimde yaşanan sorunlar zamlarla sınırlı kalmıyor. Yemekhane ücretleri artarken porsiyonlar küçülüyor, yemeklerin besin değeri düşüyor. Temiz, sağlıklı ve farklı beslenme ihtiyaçlarına uygun yemeklere erişim de giderek zorlaşıyor. Rezervasyon zorunlulukları öğrencilerin yemek hakkına erişiminin önüne yeni engeller koyuyor. Aynı gün içindeki ikinci öğün için ilk öğünün iki, bazı üniversitelerde ise üç katına kadar ücret talep ediliyor. Üniversitenin kampüs hayatına doğrudan katkı sunmayan kimi gelirler için anlaşma yaptığı bankaların banka ve kredi kartlarının kullanılması öğrencilere dayatılıyor. Yemekhane ücretleri ve uygulamalar hakkında açık ve erişilebilir bilgiye ulaşmak da her zaman mümkün olmuyor.
Beslenme hakkı eğitim hakkının bir parçasıdır. Üniversitelerde nitelikli, sağlıklı ve herkes için erişilebilir yemek hakkını savunuyoruz.
GoFor
Gençlik Örgütleri Forumu





