Hayatı değiştireceğiz!

Bugün, 25 Kasım.

Kadına yönelik şiddete karşı uluslararası mücadele günü. Hem öldürülen, susturulan, yok sayılan kadınların anısına hem de yaşamı dönüştürmek için direnenlerin sözüne adanmış bir gün.

Biliyoruz ki Türkiye’de genç bir kadın olmak, güvende olmamak demek. Görünmez olmak, sürekli tetikte yaşamak, manipüle edilmek, suçlu hissetmek demek. Bir yandan şehirlerde barınacak yer aramak, öte yandan yurtlarda, kampüslerde, sokakta “başımıza bir şey gelmesin” diye endişe etmek demek. Kimi zaman eve dönememek, kimi zaman ise evin içini daha tehlikeli bulmak demek. İş yerinde emeği sömürülen olmak, güvencesiz koşullarda çalışmak, erkek yöneticilerin tacizlerine katlanmak demek.

Genç kadınlar, şüpheli ölümlerle, yurtlarda maruz kaldıkları cinsel saldırılarla, barınamadıkları kentlerde, geçinemedikleri işlerde ve aile içinde erkek şiddetinin en görünmez biçimleriyle yüz yüze kalıyor.

Katlediklerinde “yüksekten atladı”,
“Hayatı sevmiyordu,”
“Ölümü şüpheliydi,” deniyor.
“O saatte orada ne işi vardı?”
“Yeterince bağırdı mı?”
“Ne giymişti?” soruluyor.

Her cümle, şiddeti aklamak için kuruluyor.

Kampüslerde, yurtlarda, okullarda şiddetle burun buruna geldiklerinde, onlara hala aynı soru soruluyor: “Şikayet etmek ister misin?”

Parlamentodaki 600 milletvekilinden yalnızca 3’ü genç kadın olabiliyor. Karar alma mekanizmalarında, temsiliyet sayılan alanlarda görünmezler. İşe alımlarda “evlenmeyi düşünüyor musun?” sorusuyla karşılaşıyorlar. Daha çok çalıştıkları erkek meslektaşlarından daha az maaş alıyorlar. Sokakta yüksek sesle güldüğü, gece otobüs beklediği ya da istediği gibi giyindiği için yargılanıyorlar. Siyasette “tecrübesiz”, kamusal alanda “fazla iddialı”, sosyal medyada “aşırı görünür,” işyerinde “fazla kibirli” bulunuyorlar.

GoFor olarak, gençlik mücadelesinin, kadınların ve feministlerin mücadelesinin de bir parçası olduğunu biliyoruz. Gençlerin yaşamını savunmanın, barınma hakkından ifade özgürlüğüne, eğitimden temsile, cinsiyet eşitliğinden özgürlüğe kadar bütün hakları savunmakla mümkün olduğunun farkındayız.

Biz bu ülkenin sokaklarında, kampüslerinde, belediyelerinde, derneklerinde yaşayan, çalışan, mücadele eden genç kadınlarız. Birbirimize yaslanarak, birbirimizden güç alarak, erkek şiddetinin ve patriyarkanın ürettiği her korkuyu aşarak, şiddetsiz bir geleceği birlikte inşa edeceğiz.

Hayatta kalmakla yetinmeyeceğiz, hayatı değiştireceğiz.

Önerilenler

Skip to content