Kendini emniyet mensubu olarak tanıtan kişiler, uzun süredir gençleri aileleri üzerinden hedef alıyor. Anayasal protesto hakkını kullanan gençler ailelerine şikayet edilerek hedef gösteriliyor.
Gençlerin örgütlenme ve protesto hakkının kriminalize edilmesi, gençleri baskıya açık hale getiriyor. Bu çok katmanlı şiddet zemini, özellikle genç kadınlar açısından, var olan eşitsizlikleri derinleştiren, fiziksel ve psikolojik şiddeti tetikleyen sonuçlar doğuruyor.
Bu şiddet döngüsü Karadeniz Teknik Üniversitesi öğrencisi ve Öğrenci Kolektiflerinden arkadaşımız İlayda Zorlu’nun hayattan koparılmasına sebep oldu. İlayda’nın ailesi, onun eylemlere katıldığı gerekçesiyle aranarak hedef haline getirildi. Bu aramalar, aile içinde baskı ve tehditlere dönüşerek İlayda’yı kuşatan çok katmanlı bir şiddet ortamı yarattı ve İlayda Zorlu yaşamını yitirdi.
İlayda için İstanbul ve Ankara’da yapılan eylemlerde ise 100’ün üzerinde genç gözaltına alındı, 2 genç ise tutuklandı. Yasın ve dayanışmanın kriminalize edildiği bu tablo, şiddetin yalnızca tekil olaylardan ibaret olmadığını, sistematik bir baskı rejimi olarak işlediğini bir kez daha gösteriyor.
18 yaşını doldurmuş bir birey hakkında herhangi bir hukuki dayanak olmaksızın ailesiyle temas kurulması, doğrudan hak ihlalidir. Yetişkin bireyler, kendi yaşamlarına ve kamusal alandaki varlıklarına dair kararları bağımsız biçimde alma hakkına sahiptir. Bu sınırın ihlali, bireysel özerkliği yok sayan ve gençleri aile üzerinden denetim altına almaya çalışan bir müdahaledir.
Örgütlenme ve protesto hakkını kullanırken şiddet, gözaltı ve tutuklama ile karşı karşıya olan gençler aile içerisinde de yeni bir şiddetle karşılaştığında bu baskı mekanizması kendini sürekli haline getiriyor. Bugün “Aile Yılı” söylemiyle güçlendirilen politikalar bu şiddeti güçlendiriyor. Aileyi koruma iddiasıyla kurulan bu dil özellikle genç kadınları alanlardan geri çekmenin aracı haline geliyor.
Bu soruyu sormaya devam etmek gerekiyor: Ailelerimizi kim ve neden arıyor?
Talep ediyoruz
- Hukuksuz aile aramalarının derhal durdurulmasını
- Gençlerin örgütlenme ve protesto hakkına yönelik her türlü müdahalenin son bulmasını
- Gençlerin ve kadınların eşit yurttaşlık hakkını ihlal eden, “Aile Yılı” başta olmak üzere aileci politikaların geri çekilmesini talep ediyoruz.





