Avrupa Parlamentosu Genel Kurulu, 1 Nisan’da “Türkiye’de demokrasi üzerindeki baskı ve Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması” başlıklı bir oturum düzenledi. Avrupa Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos’un katılımıyla gerçekleşen oturumda, Türkiye’de gençlerin yürüttüğü mücadeleye yönelik baskılar ele alındı ve Avrupa Birliği’nin bu gelişmelere kayıtsız kalmaması gerektiği vurgulandı.
“Türkiye, evrensel ilke ve değerlere bağlı kalmalı”
Oturum, Avrupa Komisyonu Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos’un konuşmasıyla başladı. Kos, Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası başlayan protestolarda basın mensuplarının, sivil toplum temsilcilerinin ve gençlerin tutuklanmasına duyduğu endişeyi dile getirdi. Bu müdahalelerin temel özgürlüklere, demokrasiye ve siyasal çoğulculuğa zarar verdiğini belirten Kos, Türkiye’nin evrensel ilkelere bağlı kalması gerektiğinin altını çizdi.
“Yüz binlerce insanın sokaklara çıkması, Türkiye’de hukukun üstünlüğü ve demokrasinin toplum için ne kadar önemli olduğunu kanıtlıyor.” diyen Kos, barışçıl eylemlerin güvenli bir ortamda gerçekleşmesine izin verilmesi gerektiğini ifade etti.
Ayrıca, Türkiye’deki gelişmeler sebebiyle Antalya Diplomasi Forumu’na katılımını ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile yapmayı planladığı görüşmeyi iptal ettiğini açıkladı.
Parlamenterlerden destek mesajları
Marta Kos’un ardından 26 parlamenter söz alarak Türkiye’deki gelişmeleri değerlendirdi.
Avrupa Parlamentosu Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı Grubu’ndan Mélissa Camara, Türkiye’deki gençlerin hak mücadelesine dikkat çekti. Gençlerin haklarını savunmasının suç haline getirilmesini eleştiren Camara, gençlerin tüm baskı ve anti-demokratik müdahelelere karşın göstermekte olduğu irade ve cesaret karşısında Avrupa Birliği’nin sessiz kalmaması gerektiğini vurguladı.
Bir diğer Yeşiller/Avrupa Özgür İttifakı Grubu Üyesi Ana Miranda Paz, “Öğrencilerin yanında durmalıyız. Öğrencilere ve Türkiye’deki toplumsal harekete büyük saygı duyuyorum. Eylemlere katılmak için sokağa çıkanları ve özgürlük için mücadele eden herkesi tam anlamıyla destekliyorum. Hapiste olanlar için özgürlük, herkes için özgürlük.” diyerek, Avrupa Parlamentosu’nu Türkiye’deki gençlerle dayanışmaya çağırdı.
Sosyalistler ve Demokratlar Grubu’ndan Dario Nardella ise İstanbul’da 2 milyondan fazla kişinin katıldığı mitinge katıldığını belirterek gençlerin üstlendiği demokrasi mücadelesine dikkat çekti. Avrupa Birliği’ni, başta öğrenciler olmak üzere gazeteciler, avukatlar ve siyasetçilerin karşı karşıya kaldığı baskılara karşı harekete geçmeye çağırdı.
Sol Grubu’ndan Özlem Demirel, protestolar sırasında yaşanan şiddet olaylarını ve baskıları eleştirdi. Demirel, “Eylem yasağı, baskı ve polis şiddetine rağmen insanlar sokağa çıkmaya devam ediyor. Plastik mermilerle bastırılmaya çalışsalar da, onlar orada durmaya devam ediyor. Onlar, baskıya karşı, özgürlük ve adalet için geleceklerini savunuyor.” dedi.
Avrupalı Muhafazakarlar ve Reformistler Grubu’ndan Sebastian Tynkkynen, “Türkiye otoriter bir devlet haline geldi. Yine de demokrasi için tüm bu kısıtlamalara, tehditlere ve şiddete rağmen mücadele eden cesur insanlara destek vermek istiyorum. Tarih boyunca baskıya karşı duranlar daima kazanmıştır. Umarım bu zafer, daha çok geç olmadan gelir.” diyerek genç eylemcilere desteğini sundu.
Avrupa Halk Partisi Grubu’ndan Reinhold Lopatka ise, “Barışçıl protestocular vahşice bastırılıyor. Türkiye, demokratik ilkeleri ve hukukun üstünlüğünü korumak zorundadır.” diyerek gençlerin barışçıl eylemlerine yönelik sert müdahaleleri eleştirdi.
Türkiye’deki gençlerin mücadelesini anlatmaya devam ediyoruz
Avrupa Parlamentosu’nda dile getirilen bu mesajlar, Türkiye’deki gençlerin demokratik haklarına sahip çıkan uluslararası dayanışmanın bir göstergesi olarak öne çıkıyor. GoFor olarak, gençlerin demokrasi ve özgürlük mücadelesinin duyulması için uluslararası platformlarda savunuculuk çalışmalarımızı yürütüyoruz. 19 Mart’tan bu yana gençlerin mücadelesini anlatmak için tüm politika yapıcılarla temas halindeyiz. Bütün demokratik karar alıcılara Türkiye’deki gençlerin onurlu mücadelesini anlatmaya devam edeceğiz.





