Bilgi notunu okumak için tıklayın.
Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak hazırladığımız yeni bilgi notu, 2016 sonrası üniversitelerde, sistematik hale gelen kayyım rektör uygulamalarını odağına alıyor. Not, yalnızca rektör atamalarındaki hukuki ve yönetsel değişiklikleri değil; bu değişikliklerin üniversitelerin kurumsal işleyişinde, akademik özgürlük ortamında ve öğrenci haklarında yarattığı yapısal tahribatı tematik başlıklarla inceliyor.
Kayyım rektör uygulamasına dair düzenlemeyi de içeren “Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi”, 16 Mayıs 2025 tarihinde TBMM’ye sunuldu ve 22 Mayıs’ta Plan ve Bütçe Komisyonu’nda görüşüldü. Teklif, bu hafta Meclis Genel Kurulu gündemine girdi. GoFor olarak teklifin üniversite özerkliği üzerindeki etkilerini içeren görüşlerimizi milletvekilleriyle paylaştık.
Boğaziçi’yle görünür oldu ama çok daha önceden başlamıştı
Bilgi notunda, 2016 yılında OHAL süreciyle başlayan ve 2018 Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile kurumsallaşan kayyım rektör politikalarının, üniversite özerkliğini ve katılımcı yönetim yapısını tamamen tasfiye ettiğine dikkat çekiliyor. Melih Bulu’nun Boğaziçi Üniversitesi’ne atanması bu süreci görünür kılsa da, taşra üniversitelerinde yıllardır süren benzer atamaların medyada ve kamuoyunda yer bulamaması, sorunun derinliğini gölgelememeli.
Akademik özerkliğin yerini siyasal sadakat aldı
Bilgi notuna göre, rektörlük makamı, üniversite bileşenlerinin ortak iradesini yansıtan bir pozisyon olmaktan çıkarılarak, merkezi iktidarın vesayet aracı haline geldi. Siyasal bağlılık temelli kadro atamaları, kişiye özel ilanlarla liyakat sisteminin aşınması, öğrenci kulüplerinin kapatılması, kampüslerin güvenlikçi rejimlerle kuşatılması ve ifade özgürlüğünün sistematik biçimde bastırılması bu dönüşümün yalnızca bazı boyutlarını oluşturuyor.
Bugün devlet üniversitelerindeki 128 rektörün tamamı Cumhurbaşkanı tarafından atanmış durumda. Kadın rektör oranı yalnızca %4,69. Senato ve fakülte kurulları işlevsizleşmiş, öğrenci temsil mekanizmaları etkisizleştirilmiş, disiplin soruşturmaları ve cezai yaptırımlar rutin haline gelmiş durumda.
Kayyım politikalarının sahası: Üniversiteler ve öğrenciler
Bilgi notu, rektörlük atamaları üzerinden üniversitelerin yalnızca akademik değil, mekansal, ekonomik ve ideolojik dönüşümlere de maruz kaldığını gözler önüne seriyor. Zeytinliklerin otoparka, yurtların kar odaklı alanlara çevrilmesi; Onur Yürüyüşlerinin yasaklanması; kadın, LGBTİ+ ve muhalif öğrenci kulüplerinin hedef alınması bu dönüşümün parçaları olarak karşımıza çıkıyor.
Bilgi notu, aynı zamanda öğrencilerin bu süreçte yalnızca mağdur değil; aynı zamanda siyasal özne haline geldiğini ve baskı koşulları altında dahi örgütlenme, direniş ve dayanışma pratikleri geliştirdiğini gösteriyor.
GoFor olarak üniversitelerde demokratik, katılımcı ve özerk bir yönetim modelinin inşasını savunuyoruz. Bu bilgi notu, hem geçmişi belgeliyor hem de geleceğe dair mücadele zeminini güçlendirmeyi amaçlıyor.





