Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2026 yılı bütçe görüşmeleri başladı. 2026 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi toplamı 20 trilyon 475 milyar TL olarak önerilirken, Gençlik ve Spor Bakanlığı için 300 milyar 302 milyon TL bütçe ayrıldı. Bu tutar, toplam merkezi bütçenin yalnızca %1,46’sına denk geliyor. 2025 yılında bu oran %1,45’ti; bu yılki artış ise gençlerin gerçek ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak.
Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak, gençlerin bütçe süreçlerine katılımını ve gençlik politikalarına ayrılan kaynakların izlenebilirliğini güçlendirmek amacıyla Gençlik ve Spor Bakanlığı 2026 Bütçesi Hakkında Bilgi Notu hazırladık.
Bütçedeki artış kağıt üzerinde görünse de, gençlerin yaşam koşullarına ve artan ihtiyaçlarına göre tablo yerinde sayan bir bütçeyi işaret ediyor. Bakanlık bütçesi, gençleri ve gençlik örgütlerini dahil etmeden hazırlanmış; gençlerin ihtiyaçlarını görmeyen ve sorunlarına çözüm üretmeyen bir belge olarak karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda, Bakanlığın genel bütçesi ve beş ana program olan Bağımlılıkla Mücadele, Gençlik, Sporun Geliştirilmesi ve Desteklenmesi, Yükseköğretim ve Yönetim ve Destek programları incelendi.
Gençlik bütçesi küçülüyor, spor bütçesi büyüyor
Gençlik Programı için ayrılan bütçe, Bakanlık toplamının yalnızca %4,7’si. Sporun Geliştirilmesi ve Desteklenmesi Programı’nın payı ise bunun üç katı. Bu tablo, gençlik ve spor politikalarının aynı çatı altında yürütülmesinin, gençlik alanını gölgelediğini gösteriyor. Bağımlılıkla Mücadele Programı, bu yıl da en az bütçeyi alan başlık. Toplam bütçenin yalnızca %0,02’si bu alana ayrılmış durumda. Bakanlık, 2026 yılında 500 bin gence bağımlılıkla mücadele eğitimi verilmesini hedefliyor; bu hedef için ayrılan tutar kişi başına yaklaşık 119 TL.
Yükseköğretim programı barınma krizine yanıt vermiyor
Bütçeden en yüksek payı %78,6 ile Yükseköğretim Programı alıyor. Ancak KYK yurtlarındaki doluluk oranı, yaşanan barınma krizine rağmen hedefin altında. 2025’te %89 olarak gerçekleşen doluluk oranı, 2026 için %88 olarak öngörülmüş. İstanbul’da 100 öğrenciye yalnızca 6,5 yatak, Ankara’da 14,9, İzmir’de 23,6 yatak düşüyor. Türkiye ortalaması ise 24,52. Öğrenciler barınma yerine “yetersiz yemek”, “kalabalık odalar” ve “hijyen sorunlarıyla” karşılaşıyor.
Burs ve kredi desteği de tabloyu değiştirmiyor. 2026’da burs alacak öğrenci sayısı 678 bin, yani öğrencilerin yalnızca %16,68’si. Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini %32; bu oranda artışla bursların 4.000 TL’ye çıkması bekleniyor. Ancak bu tutar hala öğrencilerin temel giderlerinin çok altında kalıyor.
Veriler açık: Gençler yoksullaşıyor, dışlanıyor, örgütlenemiyor
Türkiye’de 2025’in ikinci çeyreğinde ne eğitimde ne istihdamda olan (NEET) gençlerin oranı %22,1. Gençlerin %49’u ailesinden maddi destek almak zorunda kalıyor, %31’i yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında.
Genç kadınların %82’si cinsiyet ayrımcılığı yaşadığını belirtirken, gençlerin yalnızca %5’i bir siyasi partiye üye. Bu tablo, gençlerin ekonomik güvencesizlik, siyasal temsiliyet eksikliği ve artan baskılarla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Gençlik örgütlerine fon desteği ise yok denecek kadar az. “Kar Amacı Gütmeyen Kuruluşlara Yapılan Transferler” başlığı altında spor kulüplerine aktarılan bütçenin yalnızca %15,87’si gençlik alanına ayrılmış durumda.
Bütçede gençler yine yok
Bütçede hala gençlerin farklı kimliklerini, ihtiyaçlarını ve yaşam koşullarını tanıyan bütüncül bir yaklaşım bulunmuyor. Ulusal Gençlik Konseyi hala kurulmadı ve bu yapıya veya gençlerin karar alma süreçlerine katılımına dair herhangi bir ödenek yer almıyor.
2024’ten bu yana bütçe süreçlerine katılım talep eden GoFor’un çağrıları yanıtsız kaldı. Bakanlık, gençlerin sesi olmadan hazırladığı bu bütçeyle gençlerin sorunlarına çözüm üretmekten bir kez daha uzak kaldı. GoFor olarak gençlerin bütçe süreçlerine katılımı ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi için çağrısını yineliyoruz.





