Gençlerin İnsan Hakları Paneli: Farklı ülkelerden gençler mücadeleyi konuştu

Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak, 20-23 Kasım 2025 tarihleri arasında Ankara’da 10. Olağan Genel Kurulu’muzu gerçekleştirdik. GoFor’un 10. yılına denk gelen bu genel kurul, gençlik mücadelesinin geçmişini, bugününü ve yarınını buluşturdu.

Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak 10. Olağan Genel Kurulumuz kapsamında düzenlediğimiz “Gençlerin İnsan Hakları: Zorluklar, Hayatta Kalma ve Direniş” paneli, farklı ülkelerdeki gençlik hareketlerinin ortak deneyimlerini bir araya getirdi. Panel, GoFor üye örgütleri ile birlikte, büyükelçilik temsilcileri, sivil toplum örgütleri, bağımsız uzmanların katılımıyla gerçekleşti.

Zorluklar, hayatta kalma ve direniş

Panelin açılışında, GoFor Küresel İlişkiler ve Politika Sorumlusu Celal Can Bilgiç, gençliğin son on yılda yaşadığı dönüşüme dikkat çekti. Gençlerin daralan sivil alan, artan baskı ve hak ihlalleri karşısında kurduğu dayanışmadan söz etti. “Bugün Türkiye’de yaşananlar yalnızca Türkiye’ye özgü değil” diyerek konuşmasını sürdürdü. Aynı baskı biçimlerinin Belarus, İsveç, Sırbistan ve Ukrayna’da farklı yüzlerle karşımıza çıktığını söyledi. Bu vurgu, panelin genel çerçevesini belirleyerek sınırları aşan bir gençlik mücadelesi ve dayanışmasının altını çizdi.

Panelin moderasyonunu Enes Hocaoğulları üstlendi. Belarus, İsveç ,Sırbistan ve Ukrayna’dan gençlik örgütü temsilcileri, gençliğin insan hakları mücadelesini kendi deneyimleriyle paylaştı. Konuşmacılar, ülkelerindeki baskı pratiklerini ve bu baskılara karşı geliştirdikleri direniş yollarını anlattı. 

Andrej Zlatović: “Değişim, hükümetin uyanmasıyla değil, bizim birbirimizle konuşmamızla başlayacak.”

Sırbistan’dan, Avrupalı Genç Yeşiller Federasyonu (Federation of Young European Greens) temsilcisi Andrej Zlatović, gençlerin uzun yıllar “katılımcı” olarak görülüp, hiçbir zaman sürecin başlatıcısı olarak tanınmadığını söyledi. “2024 bize, artık bu çizgiyi kırmamız gerektiğini gösterdi,” dedi. Neredeyse 1 yıl süren üniversite işgalleri ve kitlesel protestolardan söz etti; özgürlük talebinin, baskıya rağmen nasıl büyüdüğünü anlattı. Sırbistan’da binlerce gencin gözaltına alındığını ama umudun hiç kaybolmadığını vurguladı. “Gençlik artık geleceğin değil, bugünün öznesi. Bir arkadaşımın fikrini değiştirebiliyorsam, onu harekete katabiliyorsam, bu bir zaferdir,” dedi. Toplumsal kutuplaşmanın gençlik hareketini zorladığını, ancak bu koşullarda bile tabandan örgütlenmenin en güçlü yol olduğunu ifade etti. “Değişim, hükümetin uyanmasıyla değil, bizim birbirimizle konuşmamızla başlayacak.Komşularla, arkadaşlarla, aileyle kurulan bu bağ, özgür bir geleceğin anahtarı,” diyerek dayanışmanın ortak diline dikkat çekti.

Mariia Kyryliak:“Demokrasiyi yaşatmak için cesaret ve güçlü bir liderlik gerekiyor.”

Ukrayna Ulusal Gençlik Konseyi (National Youth Council of Ukraine) temsilcisi Maria Kyryliak, Ukrayna’da gençler için politikanın konuşulmasının bile zor olduğunu söyledi. Yolsuzlukla mücadele ettiklerini, 18-19 yaşında ya da 23-24 yaşında hayatını kaybeden arkadaşlarının olduğunu anlattı. Savaşın, gençlerin yaşam hakkını elinden aldığını ifade etti. “Yarın ne olacağını planlayamıyoruz çünkü elektriğin, suyun, güvenliğin ne zaman gideceğini bilmiyoruz,” dedi. Demokrasinin artık yalnızca sandıkta değil, sokakta savunulduğunu vurguladı. “Bugün demokrasi, sokaklarda ve cephelerde savunuluyor, onu yaşatmak için cesaret ve güçlü bir liderlik gerektiriyor” dedi.

Tova Lindqvist: “Demokrasi, onu garanti sanmaya başladığımız her an tehdit altındadır.”

İsveç’ten, Çocuk ve Gençlik Örgütleri Ulusal Konseyi (National Council of Swedish Children and Youth Organisations – LSU) temsilcisi Tova Lindqvist, güçlü demokrasisiyle tanınan İsveç’te bile gençlerin örgütlenme hakları için mücadele etmek zorunda kaldıklarını anlattı. Daralan demokratik alanın, gençlerin sesini ciddi biçimde sınırladığını söyledi. Bu sürecin görünmezliğine dikkat çekerek, “Demokrasi, onu garanti saydığımız anda tehdit altına girer” dedi. “Artık demokrasiyi soyut bir kavram olarak değil, her gün savunmamız gereken bir değer olarak görüyoruz” diye ekledi. Gençlere yönelen nefret söylemi ve baskılar karşısında örgütlü kalmanın önemini vurguladı.

Uladzislau Areshchanka: “Tarihin doğru tarafındayız ve gerçekler bizimle”

Belarus’tan, Ulusal Gençlik Konseyi (Belarusian National Youth Council – RADA) temsilcisi Uladzislau Areshchanka, 15 yaşındayken ülkesinde bir devrim yaşandığını ve o dönemde başkalarına yardım ederek aktivizme başladığını anlattı. Bugün hala ülkesine dönemediğini, ancak mücadelesinin sürdüğünü söyledi. Gençlerin demokrasi için verdiği mücadelenin ilham verici olduğunu vurguladı.“Belarus gençliği olarak yanınızdayız, umudunuzu kaybetmeyin,” dedi.Gençlere seslenerek, “Yalnız hissederseniz, hissetmeyin; biz varız,” sözleriyle dayanışma çağrısında bulundu.“Tarihin doğru tarafındayız ve gerçekler bizimle” diyerek sözlerini tamamladı.

Dayanışmanın dili aynı

Açılış konuşmalarının ardından oturum, panel tartışması ve soru-cevap bölümüyle devam etti. Katılımcılar, gençlik hareketlerinin ortak sorunlarını, dayanışma pratiklerini ve uluslararası iş birliğinin olanakları ile sınırlarını ele aldı. Farklı dillerde ve farklı bağlamlarda konuşsalar da gençlerin ortak dili yine dayanışmaydı.

Önerilenler

Skip to content