2025 Gençlik Çalışmaları Forumu, üniversite, emek, barış, kadın ve LGBTİ+ mücadelesi başlıklarında örgütlü gençliği bir araya getirdi. 70 örgütten temsilcilerin buluştuğu üç günlük forumda, hem son 10 yılın politik hafızası korundu hem de geleceğin mücadele hattı örüldü.
Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak 24-26 Nisan 2025 tarihlerinde Ankara’da düzenlediğimiz Gençlik Çalışmaları Forumu, Türkiye gençlik hareketinin örgütlü yapısını, hafızasını ve direniş biçimlerini bir araya getirdi. “Gençlik Mücadelesinin #10YıldanFazlası” temasıyla gerçekleşen forum, 70 gençlik örgütünden temsilcinin katılımıyla üç gün boyunca kampüslerden sokaklara, atölyelerden eylem alanlarına taşan bir tartışma ve buluşma zemini yarattı.
Forum, yalnızca deneyimlerin paylaşılmasına değil; aynı zamanda baskıya, güvencesizliğe ve eşitsizliğe karşı ortak söz üretilmesine olanak sağladı. Üniversite, emek, barış, kadın ve LGBTİ+ mücadelelerine odaklanan dört ana oturum, forumun politik derinliğini ve bugünden yarına taşınacak olan kolektif mücadele kararlılığını açığa çıkardı.
Forum, siyasal temsiliyet ve dayanışma açısından da güçlü temaslara sahne oldu. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in katıldığı özel oturumda, gençlerin siyasal özneliği ve ifade özgürlüğü çerçevesinde kapsamlı bir diyalog kuruldu. CHP, DEM Parti, EMEP milletvekilleri ile TİP Parti Meclisi üyesinin gençlerle bir araya geldiği “Meclisten Gençliğe” oturumunda ise anayasa, kayyımlar, kültür politikaları ve gençliğin karar alma süreçlerindeki rolü üzerine yoğun bir tartışma yürütüldü.
Ayrıca, çeşitli gerekçelerle tutsak edilme zemini meşrulaştırılan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, TİP Hatay Milletvekili Can Atalay ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar, foruma mektuplarıyla dayanışma mesajlarını gönderdi.
Üniversite mücadelesi: Bir direniş alanı
Forumun ilk gününde gerçekleşen “Üniversite Mücadelesi” oturumu, kayyım rektör atamaları, kampüslerde artan polis şiddeti, barınma krizi, ifade özgürlüğü kısıtlamaları ve öğrenci disiplin soruşturmaları gibi birçok başlığı içerdi. Gençler, üniversiteleri yalnızca akademik alanlar olarak değil, özgürlük mücadelesinin mekanları olarak tarif etti. Oturumda, üniversitelerin özerkliğini savunmanın aynı zamanda ifade özgürlüğünü, bilimsel düşünceyi ve demokratik yaşamı savunmak olduğu vurgulandı. Barınma hakkı, yurtlardaki baskılar, kampüs içi eylemlere yönelik engellemeler gibi gündemler de tartışmanın önemli parçalarıydı.
Kadın ve LGBTİ+ mücadelesi: Eşit ve onurlu yaşam arayışı
Aynı gün devam eden “Kadın ve LGBTİ+ Mücadelesi” oturumu, toplumsal cinsiyet eşitliği mücadelesinin gençlik hareketiyle nasıl kesiştiğini ve bunun mücadeleye nasıl yön verdiğini ele aldı. Kadınlar ve LGBTİ+’lar, hem devlet politikalarıyla hem de toplumsal normlarla şekillenen dışlayıcı pratiklere karşı nasıl kolektif savunma mekanizmaları geliştirdiklerini paylaştı. Katılımcılar, feminist ve queer örgütlenmelerin kampüslerde kriminalize edildiğine, eylemlerin hedef gösterildiğine ve ifade özgürlüğünün sistematik olarak ihlal edildiğine dikkat çekti. “Genç kadınların ve LGBTİ+’ların kurduğu öz örgütlenmeler, bu mücadelede yalnızca bir bileşen değil, asli öznesidir” vurgusu öne çıktı.
Genç emek mücadelesi: Sömürü ve güvencesizliğe karşı bir arada
Forumun ikinci günü düzenlenen “Genç Emek Mücadelesi” oturumu, ekonomik kriz koşullarında büyüyen genç işsizliği, ücretsiz stajlar, güvencesiz istihdam ve sendikasızlaştırma politikaları üzerinden gençlerin yaşadığı sömürüyü açığa çıkardı. Farklı sektörlerden genç emekçiler, örgütsüzlük nedeniyle yaşadıkları yalnızlık hissinden çıkışın yolunun birlikte örgütlenmekten geçtiğini ifade etti. Özellikle mühendislik, medya, eğitim gibi alanlardan gelen katılımcılar, “işbaşı eğitim”, “gönüllü staj”, “deneme süreci” gibi isimlerle maskelenen emek sömürüsünü örneklerle ortaya koydu. Mücadelenin sadece hak talebi değil, aynı zamanda bir sınıfsal bilinç inşası olduğu ortaklaştıkları temel noktalardan biriydi.
Barış mücadelesi: Hakikat ve adalet talebi
“Barış Mücadelesi” oturumu, özellikle kadınların, farklı gençlik yapıların ve savaş karşıtı platformların ortaklaştığı bir tartışma zemini sundu. Katılımcılar, şiddetlenen ortamın gençler üzerinde yarattığı baskıyı, bölgesel ayrımcılığı ve militarist dilin gündelik yaşamda nasıl normalleştirildiğini paylaştı. “Barış talebinin lüks değil, yaşamsal bir ihtiyaç” olduğunu vurgulayan gençler, toplumsal kutuplaşmaya karşı kurdukları dayanışma örneklerini ve çözüm önerilerini ortaya koydu. Barışın ancak eşit yurttaşlık temelinde inşa edilebileceği, bunun da gençliğin öncülüğünde mümkün olabileceği ifade edildi.

Özgür Özel ile diyalog: CHP Genel Başkanı gençlerle buluştu
Forumun ikinci gününde CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 70’i aşkın gençlik örgütü temsilcisiyle bir araya geldi. Açılışta CHP Gençlik ve Spor Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sevgi Kılıç, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mektubu okudu.
Özgür Özel, GoFor ile geçmiş temaslarını hatırlatarak, Gençlik Hakları Sözleşmesi’ne verdiği taahhüdü yineledi ve GoFor’un 19 Mart sonrası yayımladığı “Hangi Genç?” başlıklı hak ihlalleri izleme raporunun kamusal etkisine dikkat çekti. Gençliğin yalnızca bugünün değil, dönüşen Türkiye’nin kurucu öznesi olduğunu vurgulayan Özel, gençlerin politik taleplerinin görünürlük kazanmasının, demokrasinin gelişimi açısından hayati olduğunu belirtti.
Konuşmanın ardından kapalı oturum olarak gerçekleşen “Özgür Özel ile Diyalog” bölümünde, gençlik örgütlerinden temsilciler doğrudan sorularını yöneltti. Siyasi temsil, ifade özgürlüğü, barınma hakkı, genç işsizliği ve demokratik katılım başlıklarında yürütülen tartışma, gençlerin çözüm odaklı ve doğrudan söz kurduğu bir etkileşim zemini sundu.
Meclisten gençliğe: Milletvekilleri ile gençler bir araya geldi
Forumun ikinci gününün sonunda gerçekleşen “Meclisten Gençliğe” oturumunda CHP, DEM Parti ve EMEP milletvekilleri ile TİP Parti Meclisi Üyesi İrfan Değirmenci gençlerle bir araya geldi. Gençliğin siyasal temsiliyeti, kayyım atamaları, ifade özgürlüğü, sınıfsal eşitsizlikler ve anayasa tartışmaları gibi başlıkların gündeme geldiği oturumda, gençler barınma krizinden genel grev çağrılarına kadar pek çok konuda sorularını yöneltti. Cezaevinden gönderdiği mektupla foruma katılan TİP Milletvekili Can Atalay’ın mesajı ise İrfan Değirmenci tarafından okundu.
Silivri Cezaevi’nden direnişin mektupları
Foruma İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye İşçi Partisi Hatay Milletvekili Can Atalay ve Kaos GL Genel Yayın Yönetmeni Yıldız Tar’dan olmak üzere üç mektup ulaştı. Silivri Cezaevi’nden gelen mektuplar, örgütlü gençliğe duyulan inancı ve dayanışma çağrılarını içeriyordu. Her biri, gençliğin politik özne olarak taşıdığı umut ve sorumluluğu güçlü bir şekilde vurguladı.
Ekrem İmamoğlu’nun mektubunun detayları için tıklayın.
Can Atalay’ın mektubunun detayları için tıklayın.
Yıldız Tar’ın mektubunun detayları için tıklayın.
Forum kapanışında ortaklaşan söz: Mücadele devam ediyor
Forumun son günü, “#10YıldanFazlası: Mücadelemiz ve Taleplerimiz” başlıklı değerlendirme oturumuyla tamamlandı. Gençler üç gün süren forumda ortaya çıkan tartışmaları kolektif şekilde derledi, dayanışmayı büyütmenin ve yeni dönemin politik ihtiyaçlarına yanıt vermenin yollarını konuştular. Oturumlar boyunca öne çıkan temel ortaklık, gençliğin yalnızca mücadele eden bir özne değil, alternatif inşa eden bir güç olduğuydu.






