Gençlik Örgütleri Forumu (GoFor) olarak hazırladığımız “Hangi Genç?” başlıklı yeni rapor, 19 Mart 2025’te İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan ve gençlerin öncülüğünde gerçekleşen protestoları odağına alıyor. Rapor, bu süreçte gençlerin maruz kaldığı hak ihlallerini medya temelli bir izleme yöntemiyle derliyor ve bu ihlallerin ardındaki yapısal sorunları tematik başlıklarla ele alıyor. Rapor, yalnızca bu sürece odaklanmakla kalmıyor; aynı zamanda son 10 yılda gençlerin karşı karşıya kaldığı hak ihlallerine, siyasal dışlanma biçimlerine ve bu baskıların yarattığı kolektif mücadele hafızasına da ışık tutuyor.
19 Mart: Gençliğin kolektif hafızasında bir kırılma
Raporda, 19 Mart’ta başlayan protestoların, yalnızca tekil bir siyasal gelişmeye verilen tepki değil; daha geniş ve geçmişe dayanan bir toplumsal tepkinin, uzun süredir biriken eşitsizliklerin, hak kayıplarının ve dışlanmışlıkların bir sonucu olarak okunması gerektiği vurgulanıyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa ve Eskişehir gibi kentlerde üniversite öğrencilerinin ve genç aktivistlerin yoğun katılımıyla gerçekleşen protestolar; ifade özgürlüğü, seçme-seçilme hakkı, üniversite özerkliği, barınma ve eğitim hakkı gibi alanlarda dile getirilen birikmiş taleplerin kamusal görünürlüğünü artırdı.
Son 10 yılın hak ihlalleriyle örülü bir zeminde
Rapor, 19 Mart protestolarını yalnızca bir “güncel” mobilizasyon olarak değil, gençliğin son 10 yılda karşılaştığı yapısal sorunların bir devamı olarak ele alıyor. Gezi Direnişi’nden Boğaziçi protestolarına, “Barınamıyoruz” hareketinden genç işçilerin sendikal mücadelelerine kadar uzanan süreç, gençliğin toplumsal hafızasında güçlü bir yer tutuyor. Bu birikim, 19 Mart’ta sokağa taşınan hak taleplerinin arka planını oluşturuyor.
Medya temelli hak ihlali izleme
“Hangi genç?” raporu, 19 Mart – 18 Nisan 2025 tarihleri arasında Türkiye genelinde medyaya yansıyan hak ihlallerini sistematik biçimde derliyor. Rapora göre:
- 1.418 gözaltı, yüzlerce tutuklama: Büyük kısmı gençlerden oluşan yüzlerce kişi protestolar nedeniyle gözaltına alındı veya tutuklandı. Gözaltı sürecinde fiziksel şiddet, çıplak arama ve kötü muameleye dair ciddi iddialar raporda yer alıyor.
- KYK yurtlarından atılan öğrenciler: Protestolara katıldıkları gerekçesiyle birçok öğrenci barınma hakkından mahrum bırakıldı, bazılarına soruşturma açıldı.
- İfade ve basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler: Sosyal medya hesaplarına erişim engelleri, protestoları takip eden gazetecilere yönelik gözaltılar ve sansür uygulamaları dikkat çekiyor.
- Cezaevinde eğitim ve sağlık hakkı ihlalleri: Öğrencilerin ders notlarına erişememesi, temel sağlık ihtiyaçlarının karşılanmaması ve ruh sağlığı hizmetlerine ulaşamaması gibi örnekler yer alıyor.
- Devlet söylemiyle görünmez kılınan hak talepleri: Gençlerin eylemleri “ahlak dışı”, “provokatif” ya da “kamu düzenine tehdit” gibi söylemlerle kriminalize ediliyor.
Rapor, yalnızca hak ihlallerini belgelemiyor; aynı zamanda bu ihlalleri mümkün kılan kurumsal ve söylemsel zeminleri de açığa çıkarmaya çalışıyor.
Gençliğin talepleri ve devlet söylemi karşı karşıya
Rapor, Avrupa Gençlik Forumu’nun hak temelli gençlik politikaları çerçevesine dayanarak ayrımcılık, barınma, eğitim, sağlık, ifade özgürlüğü, katılım ve örgütlenme başlıklarında gençlerin karşılaştığı ihlalleri ele alıyor. Bu bağlamda, gençlerin hak temelli taleplerinin devletin kullandığı güvenlikçi ve dışlayıcı söylemlerle nasıl bastırıldığını gösteriyor.
Örneğin, LGBTİ+ gençlerin hak talepleri “ahlaka aykırılık” söylemleriyle görünmez kılınırken; öğrencilerin barınma hakkı için yürüttüğü kampanyalar “marjinal grupların provokasyonu” olarak tanımlanıyor. Rapor, gençliğin görünürlüğünü ve mücadelesini baskılayan bu söylem setlerini tematik analizlerle ortaya koyuyor.
EPİ raporuna dayanan süreklilik vurgusu
“Hangi Genç?” raporu, Kasım 2024’te Birleşmiş Milletler Evrensel Periyodik İnceleme (EPİ) sürecine sunduğumuz katkılarla da bağ kuruyor. EPİ 4. Döngü Paydaş Raporu’nda yer verilen barınma, örgütlenme, ifade ve katılım hakkı ihlalleri; 19 Mart protestolarında yaşanan gelişmelerin ön işaretleri olarak değerlendiriliyor. GoFor’un EPİ sürecine sunduğu öneriler, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği belgelerinde yer bulmuş ve Türkiye’ye yönelik tavsiyelere temel oluşturmuştu.
“Hangi genç?” sorusu üzerinden bir mücadele çerçevesi
Rapor, gençliğin yalnızca edilgen bir tepki öznesi olmadığını, geçmişten bugüne biriken mücadele deneyimleriyle kamusal alanda görünürlük kazandığını ortaya koyuyor. Gezi’den Boğaziçi’ne, “Barınamıyoruz”dan sendikal mücadelelere uzanan direniş örnekleri, gençliğin kolektif hak hafızasının inşasında önemli bir rol oynuyor. “Hangi Genç?” başlığı bu çerçevede yalnızca bir soru değil; gençlerin haklarının tanınmadığı, temsil edilmediği ve bastırıldığı bir ortamda, gençliğin kim olduğu, ne talep ettiği ve nasıl özneleştiğine dair bir çerçeve sunuyor.





